Duyurular

 

29.04.2019 Tarihinde Yayınlandı

Makale Çağrısı - MÜZİĞİ YARGILAMAK

Müzik kendi başına güzel, çirkin, seçkin ya da bayağı değildir. Bu sıfatlar bir yargılama sonucunda ortaya çıkar. Bu yargı, dinleyenin bireysel ve toplumsal kimliğinin bir yansıması olan taraflı bir değerlendirmenin sonucudur. Müzik hakkında yorum yaparken çoğu kez kendimizi durumdan ve toplumdan bağımsız bir gözlemci gibi görürüz. Oysa ki müzikal yargılarımız, içinde yer aldığımız toplum ve çevremizdeki olaylardan önemli oranda etkilenir. Bununla birlikte bizi çevremizdekilerden bir ölçüde ayırt eden ve kişisel deneyimlerimizle bağlantılı bir müzikal dünyamız da vardır. Böylece müzik, farklı toplumlar ve aynı toplumun bireyleri arasında değeri ve anlamı bakımından göreceli hale gelmiş bir fenomen olarak karşımıza çıkar. Her ne kadar insanların değişken ruh halleri, bireyleri anlık olarak birbirinden ayırsa da müzikal yargıların temelinde kişinin kendisini ait olarak gördüğü toplumun, kültürün ya da idealize ettiği felsefenin dünyayı anlamlandırma süreci yatar. Her ruh hali de bu süreç içerisinde karşılığını bulur.

Müzik olarak duyduğumuz şey, seslerin belirli şekillerde düzenlenmesi değil, seslerin bizim için belirli anlamlar ortaya çıkaracak şekilde bir araya getirilmesidir. Bu olmadığında bir yargıda bulunmak ve müzik ile gürültüyü ayırt etmek güçleşir. Bu yüzden müzik türleri muazzam bir çeşitlilik gösterse de müzik dünyamız sadece bizim için anlam ifade eden türleri kapsar. Müzikal yargılarımız da bu anlamlar üzerinden şekillenir. Müzikal anlam, kendisini oluşturan bireysel ve toplumsal etkileşimlere bağlı bulunduğundan bu etkileşimler olmadığında bir yargıdan bahsetmek de zordur. Belli müzik türlerinin tamamen anlaşılmaz ve garip görünmesinin sebebi de budur. Ancak dışarıdan bakanlara ne kadar garip ya da saçma görünürse görünsün her müzik türü dinleyicisi için anlamlıdır. Müzikal yargıların göreceliği de burada yatar. İnsanlar anlam dünyalarında karşılık bulamayan müzikleri o müziklerin dinleyicilerinden farklı yargılar. Kıyaslamalar ve hiyerarşiler ileri sürülür, üstünlük iddiaları ortaya çıkar. Müziğin ne kadar basit ya da karmaşık olduğu ve zaman içinde ne kadar “gelişim” gösterdiği gündeme gelir. Oysa ki müzikle ilgili yargıladığımız şey, seslerin düzeni değil temsil ettikleridir.

Müzikal yargılar kişiliğimizi ve temsil ettiğimiz değerleri gösterir. Müzikle ilişkimizi belirler. Müzik deneyimimizi sınırlar. Müzikle ilgili basit beğeni sözcüklerinden akademik tahlillere kadar her katmandaki düşünce bu yargılardan payını alır. Dolayısıyla müzikle ilgili her tür çalışmanın da öncelikli problemlerinden biridir.  

Etnomüzikoloji Dergisi’nin 4. Sayısı müziği yargılamak başlığı altında, müziğin, müzikal anlamın ve müziğe biçilen değerin göreceliği üzerinde duruyor. Müzikal yargıların temeli, müzikal yargılarda birey, toplum ya da kültürün rolü, müzikte anlam ve yargı ilişkisi, müzik türlerine, performans ve temsillere ilişkin yargılar, farklı müzik türlerine ve kültürlerine bakış, müzikal hiyerarşilerin geçerliliği ve kıyaslamaların nesnelliği gibi konulara ilişkin fikirlere yer veriyor.

Konu ile ilgili makale, çeviri, kitap ya da makale tanıtımı yazılarınızı aşağıda belirtilen adrese gönderebilirsiniz.

 

Son gönderim tarihi: 19 Ağustos 2019

Makale gönderimi ve sayı ile ilgili sorular için: onursenel@yandex.com

Dergi yönetimi, makale gönderimi ve teknik sorular için: info@etnomuzikoloji.org  etnomuzikolojidernegi@gmail.com

Yazım kuralları için: http://www.etnomuzikoloji.org/sureli_yayinlar

 

 

 

 


Paylaş